Posts Tagged ‘ahmet’

Cem Yılmaz: Mozart görse ağlardı! / VİDEO

Pazartesi, Mart 14th, 2011

Geçen yılki konserin başarısı ve gördüğü ilgi üzerine Cem Yılmaz bir kez daha Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nı (BİFO) yöneterek genç yetenekleri destekledi.

Türkiye’nin adını uluslararası müzik platformlarında duyuracak yetenekli genç müzisyenleri destekleme hedefi, Cem Yılmaz ile Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nı (BİFO) ikinci kez ‘’Borusan Özel Konseri’’nde bir araya getirdi. 10 Mart 2011 Perşembe akşamı gerçekleşen ve büyük ilgi gören konserde 290 bin TL gelir elde edildi.

Esprileri ile seyircilere eğlenceli dakikalar yaşatan Cem Yılmaz’ın yönettiği konserde BİFO; Mozart, Cemal Reşit Rey, Rossini, Strauss, Beethoven ve Dvorak gibi ünlü bestecilerin eserlerinden bölümler seslendirdi. Özel Konser geliriyle sağlanan bursla yurtdışında müzik eğitimini sürdüren genç piyanist Sıtkı Kandemir Basmacıoğlu konserde solist olarak yer aldı. Akatay Ritim Grubu da konserin bir kısmında BİFO ile aynı sahnede klasik müzik eserine ritimleriyle eşlik ederek seyircilere farklı bir deneyim sundu.

Özel Konserlerle bugüne kadar 9 yetenekli gence burs sağlandı

Borusan Holding, 2006 yılından beri özel konserler düzenleyerek, klasik müzik alanında yetenekli gençlere yurtdışında eğitim fırsatı sunuyor. Borusan Kocabıyık Vakfı Özel Konser gelirleriyle şimdiye kadar toplam 9 öğrenciye eğitim olanağı sağladı.

Burs başvuruları Mayıs ayında oluşturulacak jüri tarafından değerlendirilecek ve bu yıl gerçekleşen ‘Özel Konser’ den elde edilen gelir kapsamında burs almaya hak kazanan yetenekli genç müzisyenler belirlenecek.

Borusan Holding, genç yetenekleri destekliyor

Borusan Holding, Konuk Şef projesi kapsamındaki Özel Konserleri gençlere bu fırsatı sunmak amacıyla düzenliyor. BİFO Özel Konserlerini 2006 yılında Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kocabıyık, 2007 yılında Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, 2008 yılında ise Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı yönetti.

Haber7

20 ressamın 433 eseri bu sergide görücüye çıkıyor

Pazartesi, Mart 14th, 2011

Şu sıralar Bilgi Üniversitesi’nin Santral İstanbul Kampüsü’ndeki Ana Galeri’nin üç katı birden tek bir sergiye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Çünkü 11 mart cuma günü açılacak olan XX. Yüzyılın 20 Modern Türk Sanatçısı 1940-2000, öyle tek kata sığabilecek boyutta bir sergi değil. Konseptini Ferit Edgü’nün hazırladığı, yerleşimini Metin Deniz’in, tasarımlarını ise Erkal Yavi’nin yaptığı XX. Yüzyılın 20 Modern Türk Sanatçısı 1940-2000 adlı sergide, aralarında Fikret Muallâ, Ömer Uluç, Abidin Dino, Avni Arbaş, İlhan Koman, Burhan Doğançay ve Ferruh Başağa’nın da olduğu 20 sanatçının 433 yapıtı yer alıyor. Türk resminin anatomisi niteliğindeki bu geniş koleksiyonu görebilmeyi koleksiyonun sahibi Öner Kocabeyoğlu’na borçluyuz.

 Genç bir koleksiyoner

Genç bir koleksiyoner olan Öner Kocabeyoğlu, bu koleksiyonu 10 yıl gibi kısa bir sürede oluşturmuş. Öğrendiğimize göre Kocabeyoğlu’nun koleksiyonu aslında 900 eserden oluşuyor. Ancak sergi hazırlanırken yapılan bir elemeyle bunların 433 tanesi Santralİstanbul’daki Ana Galeri’ye getirilmiş.

Basın mensupları olarak açılıştan önce bu kapsamlı sergiyi gezme ve Ferit Edgü’den konu hakkında bilgi alma şansına sahip olduk. Sergi gezisinden önce katıldığımız basın toplantısına XX. Yüzyılın 20 Modern Türk Sanatçısı 1940-2000’in konseptini hazırlayan Ferit Edgü, danışman Ahmet Utku ve düzenlemeleri yapan Metin Deniz ile koleksiyonun sahibi Öner Kocabeyoğlu katıldı.

Öncelikle kendisi de aynı zamanda bir sanat koleksiyoncusu olan öykücü, şair, romancı ve deneme yazarı Ferit Edgü’den sergi, Öner Kocabeyoğlu Koleksiyonu ve Türk resim sanatının gelişimi hakkında çok değerli bilgiler edindiğimizi söylemeliyim. Söze koleksiyonerliğin nasıl bir tutku olduğunu anlatmakla başlayan Ferit Edgü, ilk defa genç bir koleksiyonerin elindeki eserleri sanatseverlerle paylaşmaya karar verdiğini söyledi.

 “1950, kırılma noktası”

Bu topraklarda Batılı anlamda resmin çok uzun bir tarihi olmadığı malum. Her ne kadar Osmanlı döneminde çok güzel minyatürler yapılmış olsa da, bu toprakların sakinleri ancak 150 yıl önce Batılı anlamda resim sanatıyla tanıştı.

Konuşmasında bu gerçeğe temas eden Ferit Edgü, 1950’den sonra Türk sanatçıların Batı’daki ressamlarla eşzamanlı üretimde bulunmaya başladıklarını şu sözlerle anlattı: “Öner Kocabeyoğlu’nun koleksiyonu çok ilgimi çekti. Çünkü eserlerin büyük bir bölümü 1950’den sonraki yıllarda yapılmıştı. 1950 tarihi, Türk resim sanatında bir kırılma noktasıdır. Türk resmi, 1860’dan itibaren Batı’yla temas halinde oldu ama 1950’ye kadar Türk ressamlar Batılı meslektaşlarını hep geriden izlediler.

Batı’da empresyonist resmin yerini kübist çalışmalar aldığında Türk ressamlar empresyonizmi daha yeni keşfetmişti. 1950’de ise Türkiye resimde bir uyanış yaşadı. Batı’da her ne yapılıyorsa, bunlar, Türk sanatçılar tarafından da bilinmeye ve yapılmaya başlandı. İşte bu yüzden Öner Kocabeyoğlu Koleksiyonu’nun çok büyük önemi var.”

1980’li yıllardan sonra, ekonomik gelişmelere paralel olarak koleksiyoner sayısının arttığından, bunun da resim piyasasını canlandırdığından söz eden Ferit Edgü, “Türk ressamlara ilgi artınca bu koleksiyondakilerin bir bölümünün de aralarında olduğu resimler Avrupa’daki müzayede salonlarının depolarından çıkarıldı. Yoksa bu koleksiyondaki resimlerin bir bölümü daha önce Türkiye’de sergilenmemişti” dedi.

 Figüratiften, non-figüratife

20 sanatçının eserleri kronolojik sıra gözetilerek değil de üsluplarına göre yerleştirilmiş Santralİstanbul’daki Ana Galeri’ye: Birinci katın ilk bölümünde ‘İki Kuşak Figüratifler’ başlığı altında Fikret Mualla’nın 26, Abidin Dino’nun 19, Avni Arbaş’ın yedi, Mehmet Güleryüz’ün 14, Komet’in 10, Alaettin Aksoy’un bir, Ergin İnan’ın 14 ve Yüksel Arslan’ın dört yapıtı yer alıyor. Birinci katın ikinci bölümü ise Ömer Uluç’un 41 eserinden oluşuyor.

İkinci katta ‘Paris Okulu Soyut Türk Ressamları’ adı altında bu okulun üyesi olan ressamların eserlerini görebilirsiniz. İkinci katta Fahrelnissa Zeid’in 14, Nejat Devrim’in 20, Albert Bitran’ın sekiz, Hakkı Anlı’nın 37, Selim Turan’ın 52 ve Mübin Orhon’un 55 yapıtı yer alıyor.

Üçüncü katta ise ‘Geometri, Işık, Müzik ve Duvarlar’ başlığı altında Ferruh Başağa’nın 36, Adnan Çoker’in 11 ve Burhan Doğançay’ın 52 eseri bulunuyor. Bu arada sergi salonlarına İlhan Koman’ın üç, Koray Ariş’in ise dokuz heykelinin yerleştirildiğini de belirtmek gerekir.

20. yüzyıl Türk resmine bakış niteliği taşıyan bu geniş koleksiyonu incelerken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacak ve uzun süre galeriden çıkmak istemeyeceksiniz. Sizi üsluplar, dönemler ve tuvaller arasında yolculuğa çıkaracak olan bu geniş kapsamlı sergiyi 19 hazirana kadar ziyaret edebilirsiniz.

 TARAF

Özhan ve Sayın’dan Aşk-ı Muhabbet

Pazartesi, Mart 14th, 2011

Gülbahar Karakuş’un haberi 

DAHA önce “Devlerin Büyük Buluşması” ve “Fasl-ı Şahane” projelerini hayata geçiren Sinan Kuzucu, şimdi de Emel Sayın ve Ahmet Özhan’ın yer alacağı ikili bir şov hazırladı. “Aşk-ı Muhabbet” adlı bu yeni gösteride Sayın ve Özhan, Türk sanat müziğinin önemli eserlerini müzikal havasında sunacak.

Projenin tanıtımı için düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtlayan Özhan, “Gençliğimin ve sahnelerin kraliçesi Emel Sayın’la aynı sahneyi paylaşabilmem büyük şans” dedi. Emel Sayın ise dostluklarının yıllar öncesine dayandığını ve bunun konsepte de yansıdığını belirtti: “Biz konseptin spontane olmasını istedik, çünkü özel hayatımızda da birbirimizde takılmadan ve uğraşmadan edemeyiz.”

İlk olarak 19 Mart’ta Ankara’da sahnelenecek gösteri, 9 Nisan’da İstanbul Bostancı Gösteri Merkezi’nde, 28 Mayıs’ta İzmir Fuar Açıkhava Tiyatrosu’nda izleyiciyle buluşacak.

HÜRRİYET